Monozukuri'nin sadece üretim sanatı değil, aynı zamanda toplum için bir sanat olduğuna neden inanıyorum

Bir teknoloji tutkusu

1970'lerin sonlarında baskı sektöründe mühendis olarak çalışmaya başladığımda Epson'un bugünkü gibi daha iyi bir toplum ve yaşanacak bir dünya misyonuyla küresel teknoloji lideri bir şerket olacağını düşünemezdim. Epson'un bir yazıcı şirketinden çok daha fazlası olması insanları şaşırtıyor ancak teknolojinin her yerde olduğu bir çağda insanların Epson'un getirdiği teknolojik yeniliklerden haberdar olmasını istiyorum. Orijinal teknolojilerimizle yeni alanlar açma konusunda bir tutkumuz var ve teknolojinin hayatımıza giderek entegre hale geldiği bir döneme girerken yeni şeyler denemek beklenmedik ihtiyaçlara doğru ilerlemek de bu arzunun eseridir. İnsanlar, teknolojinin artan verimlilikle birlikte iş yerine getireceği avantajları tereddütsüzce kabul ediyor; ancak aynı zamanda giderek yabancılaşmış ve dirençli hissediyorlar. Üreticiler olarak bizim rolümüz bu korkuları hafifletmek ve gerçek sorunları çözmeye ve insanların hayatlarını iyileştirmeye yardımcı olan ürünler yaratmaktır; firma olarak sorumluluğumuz, teknolojiyi iş yerine entegre etmek, toplum olarak görevimiz ise teknolojinin sunduğu fırsatları kabul etmektir. 

Toplumda pozitif bir kuvvet

Ancak firmamızın daha önceleri müşteri odaklı olmadığını da itiraf etmem gerekiyor; müşteriden daha çok rekabete odaklandığımız için suçlu olduğumuz bir dönem olmuştu. Başkan olduktan sonra toplumda olumlu bir rol oynayan vazgeçilmez bir şirket olma hedefine odaklanmaya karar verdik. Geleneksel Japon ruhu Monozukuri'ye(sanat ve üretim bilimi) her zaman değer verdim; pazara yenilikçi ürünler sunabilmek için gerçekçi ve güçlü olmayı her zaman takdir ettim ve bu köklere geri dönme zamanının geldiğini hissettim. Monozukuri75 yıl önce yüksek hassas saatli parçalar üretmeye başladığımızdan beri yaptığımız her şeyin merkezinde olmuştur. Rakiplerimizin birçoğu üretim için dış kaynak kullanırken, dikey olarak entegre edilmiş iş modelimizle gurur duyuyoruz; sadece kendi ürünlerimizi üretmekle kalmıyor, aynı zamanda bu ürünlerin tasarımına ve üretimine müşterilerin ihtiyaçlarını yansıtma becerimizi de koruyoruz. Ancak bu, sadece her Epson ürününde ifade edilen bir felsefe değildir; aynı zamanda bizim çalışma biçimimize de uygulanan bir felsefedir. Bu eski moda değerlerin günümüz dünyasına uygulanabileceğine ve yarının dünyasında da var olacağına inanıyorum. Birçoğumuzun geleceği konusunda belirsizlik hissettiği bir döneme girerken, bugün toplumda yankı uyandıracağına inandığım iki Monozukuri ilkesi var. 

Müşteriye odaklanma

Öncelikli konu " müşteriye odaklanmaktır”. Birey ya da bir kurum olarak bir vizyona sahip olmak kadar vizyonun gerçekçi ve çevremizdeki ihtiyaçları karşılıyor olması da gereklidir. Gelişmekte olan Epson Moverio akıllı gözlük serisine baktığımızda da yaklaşımımız buydu. Epson, diğerlerinin tüketicilere yönelik ürün yelpazesini hedeflediği yerlerde, endüstri ve iş ihtiyaçlarına uygun bir ürün geliştirmek için benzersiz bir fırsat gördü. Bu ürünü almak için sayısız seçenekle karşı karşıya olmamıza rağmen, müşterilerimizin istekleri dinlendi: daha dayanıklı ve sağlam bir yapı; daha kaliteli bir kamera; ve daha uzun pil ömrü. Üründeki Epson teknolojisi nedeniyle başkalarının çoğaltamayacağı benzersiz bir ürün yaratmak istedik. Bu, pazarda artan bir başarı, endüstri gereksinimleri değişirken rafine etmeye devam edeceğimiz bir model ve oldukça kullanışlı bir ürünle sonuçlandı.

Sürekli geliştirme

İkinci konu "sürekli geliştirme . Yapmamız gereken şey daha büyük bir hedefe odaklanmak, ne istediğini bilen bir yaklaşım benimsemek ve amaca ulaşmamızı sağlayacak devam eden iyileştirmeler üretmektir. Güçlüklerle karşılaştığımızda bu zihniyete sahip olmak, etrafınızdaki diğer insanlar vazgeçtiğinizde bile gücünüzü korumayı teşvik eder. 80'lerin sonlarında yazdırma vizyonumuzla birleştirdiğimiz bu güç sayesinde ekibimizle birlikte piezo teknolojisinin baskı alanına getireceği olasılıkları hayal etmeye başladık. 1990'lı yıllarda, Micro Piezo teknolojisini ticarileştirme çalışmalarına başlamak için 80 yetenekli mühendisten oluşan bir proje geliştirme ekibinin başına geçtiğimde başarılar elde edilmeye başladı. Bugün, bu teknolojiyi kullanan ve müşterilere çevre, verimlilik ve üretkenlik avantajları sağlayan en yenilikçi mürekkep püskürtmeli yazıcı serilerinden birine sahibiz. 

Epson lider bir teknoloji şirketidir

Teknolojinin yanı sıra bu mantrayı, Epson'da başkan rolünde de uyguladım. Mühendislik geçmişimle birlikte, gücümüzü yoğunlaştırıp orijinal değer üretebileceğimiz alanlara uygulayarak, insan hayatında gerçekten fark yaratacak bir şirket olmaya odaklanmaya çalıştık. Bu fikir, şirket için yenilikçiliğin dört ana alanına değinen bir vizyon belirlediğim 2016 yılında hayata geçti: mürekkep püskürtmeli yazıcı, görsel haberleşme, giyilebilir teknoloji ve robotik. Sonuç olarak işimiz, bu stratejik iş segmentlerinde önemli bir büyüme görüyor. Aslında Epson, 9 milyar dolarlık* satış geliri ve 86 şirkette 80.000'den fazla çalışanıyla dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden biridir ve mürekkep püskürtmeli yazıcılar, projeksiyonlar, akıllı gözlükler ve endüstriyel robotlar gibi odak alanlarında ya pazar lideridir ya da son derece güçlü bir konumdadır. Ayrıca bir yenilikçilik merkeziyiz. Her yıl Ar-Ge'ye 1,4 milyon € harcıyoruz ve yaklaşık 4.000 yeni patent (ve dünyada yaklaşık 50.000 patent elde ediyor) başvurusu yapıyoruz; altı yıl üst üste en iyi 100 küresel yenilikçiden biri olarak seçildik. [1].

 

[1]2017'de Epson, eskiden Thomson Reuters'ın Intellectual Property & Science adlı şirketi olan ve merkezi Philadelphia'da bulunan Clarivate Analytics şirketi tarafından 2016'nın İlk 100 Global Yenilikçi firması arasında bir kez daha yerini aldı. Epson, 2011'den bu yana listeye her yıl girdi.

 

Epson Kurumsal Vizyon

Bir sonraki bölüme ve şirketi ileriye götürmeye hazırız. Kurumsal Vizyonumuz (Epson 25 Kurumsal Vizyon), orijinal değer üreten ve özellikle insan, nesneler ve bilginin bağlantılı olduğu yeni çağa yönelik olarak tasarlanmış ürünler içeren bir setin oluşturulması ve geliştirilmesine dayanan, büyüme tabanlı bir vizyondur. Bu, küresel gelirimizi 2025 yılına kadar 1.700 milyar yen'e (yaklaşık 15 milyar dolar) yükseltmesini beklediğimiz bir vizyondur. Ancak zanaatkarlık ruhumuz ve müşterilerimize ve hepimizin yaşadığı dünyaya karşı sorumluluklarımıza bağlılığa dayalı bir vizyon olarak kalacaktır.

Potansiyelimizin bir yazıcı şirketinden çok daha fazla olduğundan eminim. Bu, bizim kim olduğumuzun temel bir parçası olsa da Ar-Ge ve üretim mirasımız sayesinde robotik, giyilebilir teknoloji ve projeksiyon alanlarında gelişme potansiyeline sahibiz – monozukuri. Amacım, daha iyi bir dünya yaratma arzusu ile yenilikçilik ve yeni teknoloji üretmektir; çünkü teknolojinin çevremizdeki dünyayı değiştireceğinden eminim. Bugünün hepimizin bir sonraki adımı atarak birlikte başarmak için çalışmaya başlamamız gereken gün olduğuna inanıyorum.