Teknoloji endüstriyi nasıl değiştirebilir?

Dördüncü sanayi devrimi, imalatın çok ötesinde etkilere sahip olacak ve düzenleyiciler, eğitimciler, yatırımcılar ve işçilerin buna uyum sağlamaları gerekecektir

Teknoloji endüstriyi nasıl değiştirebilir?

Değişen sektör

Teknolojide gerçekleşecek bir devrim, endüstrilerin tamamını kapsayan bir dönüşüme yol açacaktır. Bu değişim tek tip olmayacaktır. Bu farklılıklar, Epson'un 2025 ve sonrasındaki iş yerlerini irdeleyen araştırmasında açıkça vurgulanmaktadır.

Avrupa endüstrisindeki teknoloji odaklı trendler hakkında 17 önde gelen düşünürle röportajlar gerçekleştirdik ve daha sonra, bu trendlerle ilgili farkındalıklarını ve algılarını ve bunlardan nasıl etkilenileceği hakkındaki beklentilerini anlamak için 7.000'den fazla Avrupalı iş dünyası liderine ve çalışanlarına sorular yönelttik.

Sanayi devriminden bahsederken, zihnimizde imalat süreçlerine yenilik getiren dönüştürücü makinelerin görüntüleri canlanıyor. Yeni (dördüncü sanayi) devriminin algıları da bundan farklı değil. Avrupalı işçiler, en büyük etkiyi hissetmesi beklenen alanların otomotiv sektörü ve endüstriyel üretim olacağını vurgulamıştır. Ancak bir devrim gerçekleşmesi için makinelerden çok daha büyük değişiklikler söz konusudur.

Değişen yönetmelik

Bu devrimin belki de geçmiştekinden farklı olduğu nokta, ortaya çıkacağı çevrenin çok daha geniş olmasıdır. Modern Avrupa endüstri çevresi, birbirine bağlı düzenlemeler tarafından yönlendirilen bir ortamdır ve bu düzenlemelerin yarının dönüşümü üzerinde önemli etkisi olacaktır.

Araştırmamız, Avrupalı çalışanların yüzde 73'ünün yeni teknolojilerin sorumluluk ve uygulamalara ilişkin daha fazla yönetmeliğe ve yasaya yol açacağına inandığını ortaya koyuyor. Modern devrimin geçmiştekinden önemli derecede farklılaştığı yer tam da burasıdır; sağlık hizmetleri gibi sektörler mevzuat anlamında sonuçta çok daha fazla yasal yüke adapte olmak zorunda kalacaktır. Devlet kurumlarının teknoloji alanında sektörlere özel en önemli etkiyi yaratabileceği alan da burasıdır.

Sektörel dönüşüm

Teknolojinin sektörler arasındaki farklı etkisi, Epson'un araştırmasında önemli bir unsurdur. Sağlık hizmetleri, perakende, imalat, eğitim ve genel kurumsal iş dünyası olarak beş önemli sektörü araştırdık. Teknolojinin sağladığı yoğun avantajlara rağmen, bu sanayilerin, etkin uygulama konusunda, eşit zorluklarla karşı karşıya kalacağı açıktır.

Araştırma sonuçlarımız, perakende sektöründe tüketicilerin malların satın alınma ve üretilme şeklinde önemli bir etkiye sahip olduğunu ve 3D baskı ile özelleştirilmiş yerel bir üretim manzarasının oluştuğunu ortaya koymaktadır. Büyük veri ve giyilebilir teknoloji, perakendecilerin artık kendilerinin mal sağlamadığı, tüketicilere evde veya başka yerlerde baskı almaları için lisans sundukları bir dünyaya doğru yapılacak geçişi daha da kolaylaştıracaktır.

İmalat sektöründe, satın alma davranışlarındaki bu değişim, malların küresel olarak üretilme şekli üzerinde önemli bir etkiye sahip olacaktır. Sektör, geleneksel üretim modelinin tamamen dönüştürülmüş olacağını kabul etmesine rağmen, gelecekle ilgili ferahlatıcı derecede olumlu bir görüş sergiliyor.

Sağlık hizmetlerinde, verilerin kişisel bakımın demokratikleşmesi üzerinde etkisi vardır. Hastalara, kendi evlerinde, şu anda olandan çok daha fazla bir seviyede tanı koyma ve önleyici bakım yapma becerileri sağlayacaktır.  Fakat daha önce de belirtildiği gibi, düzenleyici kurumlar bunun başarısını önemli ölçüde etkileyebilir.

Sektörler arası uyum

Ani etkiler sektörler arasında farklılık gösterebilecekken, sektörlerin olumlu bir şekilde adapte olabilmesi için ortak bir temaya ihtiyaç olacaktır. İşin Geleceği üzerine 2016 yılında hazırlanmış bir AB raporunda, 1bu değişimin devam eden doğası, aynı zamanda gelecekte kullanılması için beceri geliştiren eğitimsel bir çerçevenin yanı sıra bu değişimi anlayan ve onunla uyum sağlayan düzenleyici bir çevrenin yaşamsal bir ihtiyaç olduğu vurgulanmıştır.

Kendi yaptığımız araştırmalar, eğitim sektörü çalışanlarının teknolojinin kendi sektörleri üzerindeki etkisine bakış açılarında iyimser olduklarını ortaya koyuyor. Bununla birlikte, finansman, öğretmen yetiştirme ve doğru uygulama, bu dönüşümde başarıya ulaşmanın önünde engel oluşturabilir.

Önümüzdeki on yılda ve sonrasında endüstrinin, devam eden teknolojik yeniliklerin bir sonucu olarak uyumlanmaya ve değişmeye devam edeceği beklenen bir gerçektir. Bu nedenle, geleceğin iş gücünü yaşam boyu öğrenme ve uyumlanma için hazırlayan ve destekleyen bir eğitim sisteminin oluşturulmasını sağlamak, Avrupa için kritik bir temel oluşturacaktır.

 

Daha fazla öğrenmek ister misiniz?

Tam rapor tüm bilgileri içermektedir buradan indirin